Birincisi:
Nefsin dinlenme ve rahatlamaya olan ihtiyacı
İnsanın nefsi, bazı mübah şeylerle eğlenmeye, ferahlık bulmaya, dünyaya ve ahiret için yapılan ciddi çalışmalardan zaman zaman dinlenmeye ihtiyaç duyar. Böylece nefis yorulmaz, usanmaz; hem dünya işleri hem de ahiret için gereken ciddiyete güç kazanır.
Buhârî (1968) şöyle rivayet eder:
Avn b. Ebî Cuheyfe, babasından nakleder:
“Peygamber (s.a.v.), Selmân ile Ebû’d-Derdâ’yı kardeş ilan etti. Birgün Selmân, Ebû’d-Derdâ’yı ziyaret etti. Ebû’d-Derdâ’nın hanımını bakımsız hâlde gördü ve:
‘Bu hâlin nedir?’ diye sordu.
Kadın dedi ki: ‘Kardeşin Ebû’d-Derdâ’nın dünyaya ilgi ve ihtiyacı kalmadı.’
Ebû’d-Derdâ geldi ve Selmân’a yemek hazırladı.
‘Ye’ dedi.
Ebû’d-Derdâ ‘Ben oruçluyum.’ dedi.
Selmân: ‘Sen yemeden ben yemem’ dedi. Bunun üzerine Ebû’d-Derdâ yedi.
Gece olunca Ebû’d-Derdâ namaza kalkmak istedi; Selmân: ‘Uyu’ dedi. O da uyudu.
Sonra tekrar kalkmak istedi, Selmân yine: ‘Uyu’ dedi.
Gecenin sonuna doğru Selmân: ‘Şimdi kalk’ dedi ve birlikte namaz kıldılar.
Sonra Selmân ona dedi ki:
‘Rabbinin üzerindeki hakkı vardır; nefsinin üzerinde senin hakkın vardır; ailenin üzerinde senin hakkın vardır. Her hak sahibine hakkını ver.’”
Ebû’d-Derdâ durumu Peygamberimize (s.a.v.) anlatınca, Rasûlullah şöyle buyurdu:
“Selmân doğru söylemiştir.”
İkincisi:
Eğlenmek mübahlarla olur
Şeriatımızda mübah olan eğlence türleri çoktur. İnsan bu helâl alternatiflerle nefsini dinlendirir, haramlardan ise uzak durur.
Mübah eğlence yollarından bazıları şunlardır:
- Avcılık yapmak,
- Yüzmek,
- Doğa gezileri ve mesire yerlerine çıkmak,
- İçeriğinde dinlenme ve eğlence bulunan gezi ve kamplar (şer’î ölçülere uygun ve salih kimselerle birlikte),
- Her tür spor faaliyetleri,
- Bilgisayarda zihinsel gelişime yönelik oyun ve programlar,
- Ve sayılamayacak kadar çok başka mübah yollar.
Allah en iyi bilendir.