Pazar 15 Muharrem 1446 - 21 Temmuz 2024
Türkçe

İçki İçene Yazıklar Olsun

Soru

Bir kişi Ramazan ayı öncesi içki içti ve Ramazan orucunu da tuttu. Durumu bilen birisi bu kişinin tuttuğu orucun kabul olmayacağını, içki içmesinin üstünden en az 40 gün geçmesinin lazım olduğunu ve aksi takdirde oruç ve namazlarının kabul edilmediğini söyledi. Bu doğru mu?

Cevap metni

Allah’a hamd olsun.

Şüphesiz içki içmek; büyük günahlardan biri, kötülüklerin anası, her şerrin anahtarı, para tüketicisi, akıl düşmanı, baş ağrıtıcı, tadı kötü olan, şeytan işi olup pislik bir içecektir. İnsanlar arasında düşmanlığı körükler, namaz ve Allah’ın zikrinden alıkoyar, zinaya sevk eder, hatta mahrem olan kadınlarla da zina yapmasına neden olabilir. Namusu ve kıskançlığı yok eder ve içende pişmanlık ve rezillik bırakır. İçen kişiyi insanlar arasında en düşük kişiliğe sahip olan deliler kategorisine düşürür, sırları ifşa ettirir, avretleri açığa çıkarır, günah ve çirkin işleri kolaylaştırır, kutsal varlıkların saygısını kalpten çıkarır. Tiryakisi putperest gibidir.

İçki; kaç kez savaşlara yol açtı, zenginleri yoksullaştırdı, soyluları küçük düşürdü? Ne nimetleri bertaraf etti, azapları çektirdi, kaç karı kocanın arasını ayırdı ve aile dağıttı? Kaç defa pişmanlık çektirdi?

Kaç defa içen kişinin yüzüne bir iyilik kapısını kapatmış, ona bir kötülük kapısını açmıştır?

Kaç felakete sürüklemiş ve ölümü hızlandırmıştır? İçki içen kaç defa müptela olmuştur?

İçki; günahın kaynağı, kötülüğün anahtarı, nimet giderici, kötülük ve azap çekicidir.

Kötülük olarak içen kişinin midesinde içki ile cennet içkisinin bir arada olmayacağı haberi bile yeterdir. İçkinin olumsuzlukları yukarıda zikrettiğimizden çok daha fazladır. (İbn Kayyım Rahimehullah, Hadi el Ervah)

Yüce Allah bizi kitabında şu şekilde sakındırmıştır:

1-“Ey iman edenler! (Aklı örten) İçki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.” (Maide 90)

2-İbn Ömer r.a’dan rivayetle Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem şöyle dedi: "Allah; içkiyi, içki içeni, onu dağıtanı, satanı, satın alanı, (ürünlerini) sıkanı, ken­disi için sıktıranı, taşıyanı, kendisi için taşınanı lanet etsin." (Ebu Davud; Elbani sahih, dedi. 2/700)

3-Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem içki içeni puta tapana benzetmiştir: “İçki tiryakisi puta tapan gibidir.” (İbn Mâce 3375, Elbani hasen, dedi. 2720)

4-İçti tiryakisi cennete girmez. Ebu Derda r.a’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem şöyle dedi: “İçki tiryakisi cennete girmez.” (İbn Mâce 3376, Elbani sahih, dedi. 2721)

5-Osman r.a’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem şöyle dedi:

“İçkiden uzak durun! Çünkü içki, kötülüklerin anasıdır." 

"Sizden önce yaşamış bir adam, insanlardan uzaklaşıp bir yerde uzlete çekilerek Allah’a ibadet etmekteydi. Fakat, fahişe bir kadın ona âşık oldu. Bu fahişe kadın, cariyesini ona göndererek bir meselede şahitlik yapması için evine çağırttı.

Adam, kadının çağrısına icabet ederek cariye ile birlikte çağrıldığı eve gitti. Adam eve girince geçtiği her kapı, cariye tarafından arkadan kapatılıyordu. Nihayet güzel bir kadının yanına vardı. Kadının yanında bir çocuk ve bir içki şişesi bulunmaktaydı. Kadın, adama şöyle dedi:

'Vallahi ben seni, şahitlik yapman için çağırmadım! Ben senden; benimle cima yapmanı veya bu çocuğu öldürmeni ya da şu içkiyi içmeni istiyorum. Zira sen, bunlardan birini yapmak mecburiyetindesin.' 

Bu durum üzerine adam içki içmeyi seçti ve sarhoş oluncaya kadar içti. Sarhoş olunca kadınla zina yaptı ve çocuğu da öldürdü." 

"Siz, içkiden uzak durun! Çünkü o, imanla bir arada asla bulunmaz. Muhakkak onlardan biri, diğerini çıkartır.” (Nesai 5666, Elbani sahih, dedi. 5236)

6-Kırk gün boyunca namazı kabul olmaz.

“Kim içki içer de sarhoş olursa, kırk sabah namazı kabul olunmaz. Sarhoş olduğu hâlde ölürse cehenneme girer, eğer tövbe eder ise Allah tövbesini kabul eder. Tekrar içki içerse, kırk gün sabah namazı kabul olunmaz. O hâlde ölürse cehenneme girer, tövbe eder ise Allah tövbesini kabul eder. Yine tövbesini bozar da içki içerse, kırk gün sabah namazı kabul olunmaz. O hâlde ölürse cehenneme girer, tövbe eder ise Allah tövbesini kabul eder. Bu şekilde üç defa içki içtikten ve tövbesini de bozduktan sonra dördüncü seferde Allah Teâlâ’nın içki içene 'Redgatü’l-habal' içirmesi, artık üzerine haktır.”

Sahabeler, “Ey Allah’ın Rasulü! O da nedir?” diye sorunca Efendimiz (asm), “Cehennem ehlinden sıkılmış sudur.” buyurmuştur. (İbn Mace 3377, Elbani sahih, dedi. 2722)

Namazın kabul edilmeyeceğinden maksat sevap almamasıdır. Ancak kılınan namaz geçerlidir. Kıldığı namazdan zimmeti beri olur ve bu sebeple ceza almaz fakat sevap da almaz.

Ebu Abdullah Muhammed bin Nasr el Meruzi şöyle dedi: “Namazı kabul olmaz.” yani içki içme cezası olarak kırk gün boyunca sevap almaz. Bu konu, cuma günü hutbe esnasında konuşanın cumasının kabul olunmaması konusuna benzer. Namaza saygı ihlaline ceza olarak cuma sevabı almaz ancak cuma namazını kılmakla mükelleftir. (Tazim Kadr el Salah 2/587-588) Daha detaylı bilgi için (20037) nolu sorunun cevabına bakınız.

Nevevî Rahimehullah şöyle dedi:

“Namazı kabul olmaz”ın anlamı: İşlediği ibadetin sevabını almaz ancak farz mükellefiyeti düşer ve namazı tekrar kılmasına gerek yoktur.

Bazı alimlere göre oruç ve diğer ibadetler de namaz gibi kabul olunmaz.

El Mubarek Furî, Tuhfetu’l Ahvezî’de şöyle dedi: Namazı zikretmesi bedenle yapılan en faziletli ibadet olması itibarıyladır. Namaz kabul olmazsa diğer ibadetlerin kabul olunmaması evladır. El Irâkî ve el Munavî de bu görüştedir.

Bunun üzerine içki içen oruç tutmayı bırakmaz bilakis oruç tutmakla yükümlü olmakla birlikte sevabını almaz.

Şüphesiz içki içen, namazları vaktinde kılmak ve ramazan orucunu tutmakla mükelleftir. Şayet namaz veya oruçta bir ihmali olursa içki içmekten daha büyük günah işlemiş olur.

Bir Müslüman günah işlediğinde iman zayıflığı nedeniyle tövbe etmezse günaha devam etmesi, günahı tekrarlaması, ibadetleri ihmal etmesine olanak tanımaz ve bu davranış doğru değildir. Bilakis vacip olan elinden geldiği kadar ibadetleri yapması ve günahlardan sakınmak için çaba sarfetmesidir.

Müslüman Allah’tan sakınmakla ve şeytanın aldatmasına karşı dikkatli olmakla yükümlüdür. Şayet şeytan ona galip gelir ve günah işlerse hemen tövbe etmeye yönelsin. Zira “Günahtan tövbe eden günah işlememiş gibidir.” İbn Mâce 2450, el Bûsirî sahih dedi)

Kabul olunmama cezası içki içip tövbe etmeyen içindir. Ancak samimi bir şekilde tövbe edip Allah’a dönerse Allah onun tövbesini ve işlediği salih amelleri kabul eder.

Allah bizi şeytanın aldatmasından, açık ve gizli fitnelerden korusun.

En iyisini Allah bilir.

Kaynak: İslam Soru-Cevap Sitesi