Hamd, yalnızca Allah'adır.
Sarı sıvıdan kastedilen şey;
kadının fercinden gelmesi ve sarı renge meyletmesinden
dolayı menî kastediliyorsa, âlimler bu sıvının temiz
olup-olmadığı konusunda ihtilaf etmişlerdir. Bu konuda en
tercihli görüş; bu sıvının temiz oluşudur.
Bunun delili Müslim'in rivâyet ettiği şu
hadistir:
(( أَنَّ رَجُلا نَزَلَ بِعَائِشَةَ
فَأَصْبَحَ يَغْسِلُ ثَوْبَهُ، فَقَالَتْ عَائِشَةُ: إِنَّمَا كَانَ يُجْزِئُكَ
إِنْ رَأَيْتَهُ أَنْ تَغْسِلَ مَكَانَهُ، فَإِنْ لَمْ تَرَ نَضَحْتَ حَوْلَهُ
وَلَقَدْ رَأَيْتُنِي أَفْرُكُهُ مِنْ ثَوْبِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ
عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَرْكًا فَيُصَلِّي فِيهِ.))
[ رواه مسلم ]
"Âişe'ye -Allah ondan râzı olsun- bir adam misâfir oldu. Adam (gece
ihtilam olduğu için) sabahleyin,
elbisesini (üzerine örtmesi için Âişe'nin kendisine
gönderdiği örtünün hepsini suya daldırıp)
yıkamaya başladı.
Âişe -Allah ondan râzı olsun- ona şöyle
dedi:
-Sana, (meni) bulaşan yeri görmüşsen
orasını yıkaman yeterli idi. Görememişsen etrafını yıkardın.Ben,
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in elbisesinden (ona bulaşan
meniyi) ovalayarak çıkardığımı biliyorum. O da, (elbiseyi
yıkamaksızın) onun içinde namaz kılardı." (Müslim;
hadis no: 288)
İmam Nevevî
-Allah ona rahmet etsin- şöyle
demiştir:
"Birçok âlim, menînin temiz olduğu
görüşüne varmıştır.
Bu görüş; Ali b. Ebî Tâlib, Sa'd b. Ebî Vakkas,
Abdullah b. Ömer ve Âişe'den -Allah onlardan râzı olsun- rivâyet edilmiştir.
Dâvud ve İmam Ahmed -Allah ikisine de rahmet etsin- -ki bu, İmam Ahmed'in iki rivâyetinin
en doğru olanıdır-, Şâfiî mezhebi ve hadis ehli de bu
görüşte olduklarını belirtmişlerdir. (Müslim;
"Sahih-i Müslim Şerhi; c:3, s: 198)
Ayrıca Bkz: (İbn-i Hacer el-Askalânî;
"Fethu'l-Bârî"; c: 2, s: 332)
İlmî
Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi'nin fetvâlarında
şöyle gelmiştir:
"İhtilam
ve benzeri yollarla, ihtilam olan kimsenin üzerindeki elbise meninin
çıkmasıyla, -elbiseye bulaşmış olsa bile- necis (pis)
olmaz. Çünkü meni, temizdir. Fakat bu konuda meşrû olan; temizlik
olması ve kirin giderilmesi için meninin elbiseden izâle
edilmesidir." (İlmî
Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi Fetvâları; c: 5, s:
381)
Eğer sarı sıvıdan, kimi zaman âdet
kanında, kimi zaman da âdet kanından sonra gelen şey
kastediliyorsa, bu sıvının necis olduğunda ihtilaf yoktur.
Nitekim Ümmü Atiyye'den -Allah ondan râzı olsun-
rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:
(( كُنَّا لاَ نَعُدُّ
الْكُدْرَةَ وَالصُّفْرَةَ بَعْدَ الطُّهْرِ شَيْئًا. )) [ رواه أبو داود ]
"Biz (sahâbe kadınları),
temizlendikten sonra gelen sarılıkla bulanıklığı
bir şey saymazdık." (Ebû Dâvûd: "Tahâret Kitabı,Kadın
temizlendikten sonra sarılık ve bulanıklık görmesi
bâbı". Hadis no: 307)
Değerli âlim
Muhammed b. Salih el-Useymîn -Allah
ona rahmet etsin- bu konuda şöyle
demiştir:
"İlim ehli
tarafından bilindiği üzere, kadının fercinden çıkan
her şey necistir.Ancak meni bunun dışındadır. Çünkü
meni temizdir. Dolayısıyla önden ve arkadan çıkan ve bir
cürmü olan her şey, necistir ve abdesti bozar. Bu kâideye göre
kadının fercinden çıkan şey hem necistir, hem de abdesti
bozar.Bu, derin araştırmalardan ve bazı âlimlerle istişâre
ettikten sonra vardığım sonuçtur.Fakat bununla birlikte benim bu
konuda bir itirazım vardır. Çünkü bazı kadınlarda bu
rutubet (ıslaklık) devamlı olmaktadır.Eğer bu
ıslaklık devamlı ise, ondan kurtulmanın yolu, bu haldeki
kadını, idrarını tutamayan erkeğin konumuyla bir
tutmak ve namaz vakti girdikten sonra her namaz için abdest alması, sonra
da namazını kılması gerekir. Ayrıca ben, bazı
doktorlarla bu konuyu araştırdıktan sonra eğer bu
sıvı mesâneden geliyorsa, dediğimiz gibidir.Yok eğer
çocuğun çıktığı yerden (rahimden) ise, abdest
konusunda dediğimiz gibi abdest alması gerekir.Fakat bu
sıvı temizdir.Bulaştığı yerin yıkanması
gerekmez.
Allah Teâlâ en iyi bilendir."(Muhammed b. Salih el-Useymîn;
"Fetâvâ İbn-i Useymîn"; c: 1, s: 291)