Hamd, yalnızca Allah'adır.
Hayır. Miladi takvimi kullanmak, kâfirlere dostluk
beslemek sayılmaz, fakat onlara benzemeye çalışmak
sayılır.
Sahâbe -Allah onlardan râzı olsun-, kendi
dönemlerinde miladi takvim olmasına rağmen onu
kullanmamışlar, aksine miladi takvimi kullanmayı
bırakıp hicri takvime yönelmişlerdir. Bu ise
müslümanların, kâfirlerin âdetlerinden, gelenek ve göreneklerinden
olan şeylerden tamamen ayrı olmaları gerektiğine ve miladi
takvimin onların dînlerinin bir sembolü olduğuna bir delildir. Çünkü
miladi takvim, Mesih'in (İsa -aleyhisselâm-'ın) doğumunu
yüceltmeyi ve bu doğum yıldönümünü yılbaşında
kutlamayı sembolize eder. Bu ise, bir bid'attır ve bu bid'atı
çıkaranlar da hıristiyanlardır.
Bu sebeple biz, onların bu gelenek ve
göreneklerine katılamayız, onları bu gibi şeylere
teşvik de edemeyiz.
Eğer biz onların tarihini kullanırsak, bunun
anlamı; onlara benzemeye çalışıyoruz demektir.
Allah'a hamd olsun, muhâcir ve ensârın hazır
bulunduğu bir zamanda mü'minlerin emiri, râşid halife Ömer b.
Hattab'ın -Allah ondan râzı olsun- bizim için koyduğu hicri
takvim vardır. Bu takvim bizim için yeterlidir.
Değerli âlim Salih el-Fevzân; "el-Muntekâ", c: 1, s: 257.