Hamd,
yalnızca Allah'adır.
Allah Teâlâ buyurdu ki:
(( لاَ يُكَلِّفُ اللهُ نَفْساً
إِلاَّ وُسْعَهَا لَهَا.)) [ سورة البقرة من
الآية: 286 ]
"Allah, kimseye gücünün yeteceğinden fazlasını
yüklemez." (Bakara Sûresi: 286)
Ebu
Hureyre'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
((... وَإِذَا نَهَيْتُكُمْ عَنْ شَىْءٍ فَاجْتَنِبُوهُ،
وَإِذَا أَمَرْتُكُمْ بِأَمْرٍِ فَأْتُوا مِنْهُ مَا اسْتَطَعْتُمْ.)) [ رواه
البخاري ومسلم ]
"Sizi bir şeyden yasakladığım zaman
ondan kaçının ve size bir şeyi (yapmanızı) emrettiğim zaman ise, ondan
gücünüz yettiği kadarını yerine getirin." (Buhârî;
hadis no: 6858. Müslim; hadis no: 1337)
Su ile abdest almanın farziyeti konusundaki
Allah Teâlâ'nın
açık emrine rağmen O, hastaya
su ile abdest almayı bu farziyetin dışında tutmuş ve
ona teyemmümü farz kılmıştır.
Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:
(( يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ
لاَ تَقْرَبُواْ الصَّلاَةَ وَأَنتُمْ سُكَارَى حَتَّىَ تَعْلَمُواْ مَا
تَقُولُونَ وَلاَ جُنُباً إِلاَّ عَابِرِي سَبِيلٍ حَتَّىَ تَغْتَسِلُواْ وَإِنْ
كُنْتُمْ مَرْضَى أَوْ عَلَى سَفَرٍ أَوْ جَاء أَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَآئِطِ
أَوْ لاَمَسْتُمُ النِّسَاءَ فَلَمْ تَجِدُواْ مَاءً فَتَيَمَّمُواْ صَعِيداً
طَيِّباً فَامْسَحُواْ بِوُجُوهِكُمْ وَأَيْدِيكُمْ إِنَّ اللهَ كَانَ عَفُوّاً
غَفُوراً{43})) [ سورة النساء الآية: 43 ]
"Ey îmân edenler! Sarhoşken, ne söylediğinizi
bilinceye kadar, bir de cünüp iken -yolcu olmanız müstesna-
yıkanmadıkça namaza yaklaşmayın. Eğer hasta veya
yolculukta iseniz veyahut da herhangi biriniz heladan gelirse veya
kadınlarınızla cinsel ilişkiye girer de
(yıkanacak)
su bulamazsanız, temiz bir toprağa teyemmüm edin, (o topraktan)
yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz ki Allah; çok affedici ve çok
merhametlidir." ( Nisâ Sûresi: 43 )
Değerli
âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn -Allah ona rahmet etsin- şöyle
demiştir:
"Suyu
kullanmaktan korkarsa veya suyu talep etmekle bedenine zarar verecekse..."
Sözü; suyu kullanması sebebiyle bedeni zarar görüp hasta olursa,
Allah Teâlâ'nın şu emrine girer:
(( ... وَإِنْ كُنْتُمْ مَرْضَى أَوْ
عَلَى سَفَرٍ ...)) [ سورة المائدة من الآية: 6 ]
"... Eğer hasta veya yolculukta iseniz..."
( Mâide
Sûresi: 6 )
Aynı
şekilde abdest azalarında veya bedeninin her yerinde yaralar olur da
bu yaraları yıkadığında bedenine zarar verecekse,
teyemmüm alır." ("eş-Şerhu'l-Mumti"; c: 1, s:
378-379)
Eğer
zarar vermeden tenine su değdirme imkânı olursa, bunu yapmalıdır.
O azayı ovması veya yıkamakta aşırıya gitmesi
şart değildir.
Değerli
âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn -Allah ona rahmet etsin- bu konuda
şöyle demiştir:
"Aynı
şekilde eğer kendisinde fazla burun sinüsleri varsa, burnuna su
çekerken aşırıya gitmemelidir.Çünkü su çekerken
aşırıya gitmek, suyun bu fazlalıklarda kalmasına ve
daha sonra pis koku vermesine, dolayısıyla hastalanmasına veya
onun zarar görmesine sebep olabilir. Bu kimseye: Burun deliklerine
ulaşıncaya kadar suyu burnuna çekmen yeterlidir, denilir." ("eş-Şerhu'l-Mumti";
c: 1, s: 210)
Değerli
âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn -Allah ona rahmet etsin- yine şöyle
demiştir:
"Bir
insanın burun sinüsleri varsa ve burnuna su çekerken
aşırıya gider de bu sinüslerde kalır da kendisine acı
verirse veya su kötü koku verecek şekilde bozulursa ve bu irin gibi
bir sıvının oluşmasına sebep olursa, bu durumda deriz
ki: Zararı kendinden savmak için bununa su çekerken aşırıya
gitme!" ("eş-Şerhu'l-Mumti"; c: 1, s: 172)
Eğer
abdest tenine zarar veriyorsa veya iyileşmesini geciktiriyorsa, teyemmüm
alman gerekir. Bundan dolayı da sana hiçbir sakıncası yoktur.
Allah Teâlâ en iyi bilendir.