Hamd,
yalnızca Allah'adır.
Birincisi:
Erkeklerin, namazları cemaatle mescitte
kılmaları gerekir.Cemaat namazından geri kalmak, nifak
alametlerindendir.
Bu konuda (120) nolu sorunun cevabına
bakabilirsiniz.
Oturduğunuz ev, mescide ne kadar uzak olursa, ecir
ve sevabı o kadar artar.
Nitekim Ebu Muşa el-Eş'arî'den -Allah ondan
râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre Peygamber -sallallahu aleyhi
ve sellem- şöyle buyurmuştur:
((
أَعْظَمُ النَّاسِ أَجْرًا فِي الصَّلاةِ أَبْعَدُهُمْ
فَأَبْعَدُهُمْ مَمْشًى.)) [ رواه البخاري ومسلم ]
"Namaz konusunda insanların ecir
bakımından en büyük olanı; derece derece uzak olup da mescide yürüyerek
gelenlerdir." (Buhârî; hadis no: 623. Müslim,; hadis no: 622)
İkincisi:
Cemaat namazı, mescide uzak olana değil de
yakın olana gerekir.
Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in
sünnetinde mescide yakınlık mesafesi, "ezanı
işitmek" ile sınırlandırılmıştır.
Ezanı işitmekten kasıt; müezzinin sesiyle
mescitten yükselen ezanı, mikrofonsuz olarak işitmektir.Bu arada
müezzinin sesini yükseltmesi ve ezânı işitmeye engel olabilecek
rüzgâr ve gürültünün olmaması gerekir.
Ebû Hureyre'den -Allah ondan râzı olsun-
rivâyet olunduğuna göre, o
şöyle demiştir:
(( أَتَى النَّبِيَّ
صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
رَجُلٌ أَعْمَى،
فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ! إِنَّهُ لَيْسَ لِي قَائِدٌ يَقُودُنِي إِلَى الْمَسْجِدِ،
فَسَأَلَ رَسُولَ اللَّهِ
صَلَّى
اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
أَنْ يُرَخِّصَ
لَهُ فَيُصَلِّيَ فِي بَيْتِهِ، فَرَخَّصَ لَهُ فَلَمَّا وَلَّى دَعَاهُ فَقَالَ:
هَلْ تَسْمَعُ النِّدَاءَ بِالصَّلاَةِ؟ قَالَ: نَعَمْ، قَالَ: فَأَجِبْ )) [ رواه
مسلم ]
"Gözleri görmeyen bir adam,
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e gelerek:
- Ey Allah’ın elçisi! Beni mescide
götürecek kimsem yoktur. Evimde namaz kılmama izin var mı? diye
sordu.
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- önce izin verdi. Sonra
onu çağırıp:
- Ezânı işitiyor musun? diye sordu.
Âmâ adam:
-Evet, dedi.
Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-
şöyle buyurdu:
- O halde icâbet et
(cemaate gel)."
(Müslim; hadis no: 653)
İbn-i
Abbas'tan -Allah ondan ve babasından râzı olsun- rivâyet
olunduğuna göre Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-
şöyle buyurmuştur:
(( مَنْ سَمِعَ الْنِدَاءَ فَلَمْ يَأْتِهِ فَلاَ
صَلاَةَ لَهُ إِلاَّ مِنْ عُذْرٍ.)) [ رواه ابن ماجه والدارقطني زابن حبان والحاكم
بإسناد صحيح ]
"Kim, ezanı işitir
de ona icâbet edip mescide gelmezse, onun namazı yoktur. Ancak özür
sahibi olan bundan müstesnâdır."
(İbn-i Mâce; hadis no: 793. Elbânî;
"Sahihu'l-Câmi'", hadis no: 637'de hadis sahihtir, demiştir.)
İmam Nevevî
-Allah ona
rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:
"Ezanı işitmekte muteber olan;
bir kimsenin, seslerin kesildiği ve rüzgarın esmediği bir
vakitte müezzinin şehrin bir ucunda durup ezan okuduğu zaman onun
sesini işitirse cemaate gelmesi gerekir. Eğer müezzinin sesini
işitmezse, cemaate gelmesi gerekmez." ("el-Mecmû'"; c: 4,
s: 353)
İlmî Araştırmalar ve Dâimî Fetvâ
Komitesi'ne:
"Müezzini 800 metrelik mesafeden
işitirsem, bulunduğum yerde mi yoksa ezan okunan mescitte mi
namazımı kılayım?"
Diye sorulmuş, bunun üzerine komite
şöyle cevap vermiştir:
"Gücün yettiği müddetçe cemaatle
namazını kılmak için bu mescide veya kolayına gelen
başka bir mescide gitmen gerekir..."
Komite, daha sonra bu konuda yukarıda
zikredilen iki hadisi delil olarak göstermiştir.
Yine,
İlmî Araştırmalar ve Dâimî Fetvâ Komitesi'ne:
"Bir apartmanın 8. katında oturan
ve mescide yaklaşık olarak 500 metre uzaklıkta olan bir kimsenin,
namazları âile fertleriyle cemaat halinde evde kılması câiz
midir?"
Diye sorulmuş, bunun üzerine komite
şöyle cevap vermiştir:
"Cemaat namazını mescitte
kılmak gerekir.Bu sebeple mescide gelmeniz ve müslümanlarla birlikte farz
namazları kılmanız gerekir. Bu mesafeden dolayı âilenizle
birlikte namazı evinizde kılma ruhsatını
kullanamazsınız." (İlmî Araştırmalar ve Dâimî Fetvâ Komitesi Fetvâları; c: 8, s: 59)
Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn'e -Allah
ona rahmet etsin-:
"Evinden mescide kadar olan mesafe için herhangi bir
sınır var mıdır?
Diye sorulmuş, bunun üzerine o
şöyle cevap vermiştir:
"Mesafe konusunda dînî bir sınır
yoktur. Bu mesafe, örfe göredir veya ezanın mikrofonsuz olarak
işitilecek mesafe kadar olmasıdır." ("Açık
Kapı Sorular"; soru no: 700)
Değerli âlim Abdulaziz b. Baz da -Allah ona rahmet
etsin- bu konuda şöyle demiştir:
"Ezanı normal bir sesle, mikrofonsuz
olarak işiten kimsenin müezzine icâbet ederek ezan okunan mescide gelerek
namazı cemaatle mescitte kılması gerekir.
Mescitten uzakta olan ve mikrofonsuz ezanı
işitemeyen kimsenin mescide gelmesi gerekmez. Kendisiyle birlikte
olanlarla müstakil bir cemaat oluşturarak namazını
kılabilir. Eğer uzak oldukları için mikrofonsuz olarak
ezanı işitemedikleri mescide zorluk ve meşakkate katlanarak
cemaatle kılmak için gelirlerse, bu onlar için ecir ve sevap
bakımından daha büyük olur." ("Fetâvâ İbn-i Baz";
c: 12, s: 58)
Allah Teâlâ en iyi bilendir.