Bütün övgüler Allah’adır.
1- Zevcenin hakları:
(10680) nolu sorunun
cevabında ayrıntılarıyla açıklamıştık.
2- Çocukların
hakları:
Allah çocukların baba üzerinde haklarını
belirlediği gibi babanın da çocuğu üzerinde ki
haklarını belirlemiştir.
İbn-i Ömer(r.a.):
“Allah onları
ebrar olarak adlandırmıştır. Çünkü onlar babalara ve
çocuklara ihsanda bulunmuşlardır. Babanın senin üzerinde bir
hakkı vardır. Aynı şekilde çocuğunun da senin üzerinde
bir hakkı vardır.” el-Edebul-Müfred” (94)
Allah Resulü-sallallahu aleyhi ve selem- Abdullah bin Ömer
hadisinde: “…Kuşkusuz çocuğunun senin üzerinde hakkı
vardır” Muslim, (1159)
Babalar üzerinde çocukların hakları çocuk doğmadan
önce olan haklarından:
1-Salih bir eşin seçimidir ki anne Salih olsun:
Ebu Hureyre(r.a.)dan Peygamber-sallallahu aleyhi ve selem-şunu
belirtti: “kadın dört durumu için nikahlanır: Malı için,
soyu için, güzelliği için ve dini için. Dini olanı seçerek galip ol
ki ellerin dert görmesin” Buhari(4802) ve Muslim(1466) hadislerinde
rivayet etti.
Şeyh Abdulğani ed-Dehlevi şunu belirtir:
kadınlardan din ve Salih olanları ve şerefli soyları
olanları seçin. Kadın zina çocuklarından olmasın.
Çünkü bu rezalet çocuklarına da uzanabilir. Allah şöyle
buyurmaktadır: “Zina eden
erkek, zina eden veya müşrik olan bir kadından başkası ile
evlenmez; zina eden kadınla da ancak zina eden veya müşrik olan erkek
evlenir. Bu (hüküm ve zina), mü’minlere haram kılınmıştır”
(en-Nûr, 3) burada aslında uyumlulukta yeterli olmayı emretti ve
namussuzluğun takip etmemesini belirtti. “Şerh Sünen İbn-i
Maceh, (141,1)
Doğumdan sonra ki haklar:
1-Doğumdan sonra çocuğun ovalamak sünnettir.
Enes bin Malik(r.a.) dedi: Ebu Talha’nın oğlu hastaydı
ve Ebu Talha çıktı yanına varıncaya kadar çocuk öldü.
Ebu Talha geldiğinde: Oğlum ne yaptı? Ummü Suleym: eskisinden
daha sakindi. Ona akşam yemeğini verdim. Yemeğini yedi. Bundan
sonra olanlar oldu. Sözünü bitirdi ve çocuğu defnedin dedi. Ebu Talha
sabahlayınca AllahResulü-sallallahu aleyhi ve selem-e geldi ve durumu
bildirdi. Sordu: dün gece birleştiniz mi? Evet, dedi. Ey Allah’ım! Bu
ikisine bereket ver, diye dua etti. Bir oğlu oldu. Ebu Talha bana: Ona iyi
bak, ta ki Peygamber sallallahu aleyhi ve seleme götüresin. Peygamber’e
sallallahu aleyhi ve seleme gönderdi ve yanına da birkaç hurma
koymuştu. Peygamber: yanında bir şey var mı? diye
sordu. Evet, var dedi. Ondan birini
aldı ve ezerek çocuğun ağzında ovaladı. Abdullah
adını koydu.” Buhari(5153) ve Muslim(2144)hadiste rivayet etti.
en-Nevevi şunu belirtir:
Âlimler doğduktan sonra çocuğun ağzını
hurma ile ovalamayı mubah görürler. Eğer bunu bulamazlarsa ona
yakın bir tatlı türü verilebilir. Önce ezilir ve
ağızda yutulabilecek şekilde ovalanır ki yutabilsin. Bu
şekilde midesine ondan bir şey girebilsin.
“Sahih-i Muslim üzerine en-Nevevi Şerhi” (122-123/14)
2-Çocuğu Abdullah, Abdurrahman gibi güzel isimlerle
adlandırmak.
Nafi’den o da, İbn-i Ömer’den dedi: Allah Resulü -sallallahu
aleyhi ve selem- dedi: “Allah’a en sevimli isimleriniz Abdullah ve
Abdurrahman’dır.” Muslim(2132) hadiste rivayet etti.
Çocuğun Peygamber adlarıyla adlanması ise
hoştur:
Enes bin Malik(ra.a)den: Allah Resulü sallallahu aleyhi ve selem
şöyle buyurdu: “Bu gece bir çocuğum oldu ve babam
İbarhim’in adını koydum.” Muslim(2315) hadiste rivayet etti.
Yedinci gününde de adının konulması müstehaptır,
geçen hadise göre doğduğu günde de adı konabilir.
Sumretu bin Cundub Allah Resulü –sallallahu aleyhi ve selem-
şöyle buyurdu: her çocuk akika kurbanının rehinesidir, onun
yerine yedinci günü kesilir ve traş edilir sonra adı konur.” Ebu
Davud(2838) hadiste rivayet etti. Şeyh el-Elbani ise “Sahihul-Cami”(4541)
de onun sahih olduğunu belirtti.
İbn-i Kayyim şunu belirtir:
Ad koymak adlanması istenen durumu gerçeği ile
tanımlamaktır. Çünkü bu, var olduğunda vardır. Ondan
önce bilinmeyen bir addır. Olmayan bir şeyin
tanımının yapılması da doğru değildir. Var
olduğu anda tanımlanması ise caizdir. Tanımlamanın üç
gün ertelenmesi veya akika kurbanın kesim günü(yedinci gün)üne ertelenmesi
caizdir. Akika’dan önce de olabilir. Bu konu geniştir.”
Tuhfetul-Mevdud” sayfa 111.
3- Aynı şekilde yedinci günü saçının kesilmesi ve
ağırlığınca gümüş verilmesi sünnettir.
Ali bin Ebi Talib (r.a.)dan: “Allah Resulü-sallallahu aleyhi ve selem-
Hasan için bir koç kesti. Ve buyurdu: ey Fatıma! Saçını kes ve
ağırılığınca gümüş sadaka ver. Onu
tarttım ve bir dirhem veya birkaç dirhemdi.” Tirmizi (1519) hadiste
rivayet etmiştir. el-Elbani ise “sahihut-Tirmizi” de (1226) hasen
olduğunu belirtmiştir.
4-Geçen hadiste belirtildiği gibi akika babası için de
müstehaptır. “Her çocuk akika kurbanına rehin
alınmıştır.”
Erkek için iki koç kız için bir koç kurban edilir:
Aişe(r.a.)dan Allah Resulü sallallahu aleyhi ve selem’in: “Onlara
erkek için iki yeterli koç ve kız için de bir koç kesmelerini emretti.”
Et-Tirmizi(1513) ve Tirmizi Sahihi (1221) ve Ebu Davud(2834)ve en-Nesai
(4212) ve İbn-i Maceh(3163)hadislerde rivayet etmiştir.
5-Sünnet olma:
Ebu Hureyre(r.a.)dan: Allah Resulü-sallallahu aleyhi ve selem-
şöyle buyurdu: fıtrat beştir veya beş durum
fıtrattandır: sünnet olmak, koltuk altını almak,
tırnakları kesmek, bıyığı kısaltmak” Buhari(5550)
ve Müslim(257) hadiste rivayet etti.
Terbiyede ki haklar:
Abdullah (r.a.) Allah Resulü-sallallahu aleyhi ve selem- şöyle
buyurdu: “Hepiniz çobansınız ve sürünüzden sorumlusunuz. İmam
insanların yöneticisidir, onlardan sorumludur. Erkek ev
halkının reisidir onlardan sorumludur. Kadın kocasının
ve çocuklarının çobanıdır ve onlardan sorumludur. Köle
efendinsin malının bekçisidir ve ondan sorumludur. Hepinizin çoban
olduğunu sakın unutmayın. Hepiniz de sürünüzden sorumlusunuz.”
Buhari (2416) ve Muslim(1829) hadiste rivayet etti.
Babalara düşen çocuklarını dini görevlerde ve
diğer şeraitin sevdiği durumlarda, dünya işlerini düzene
koymada yönlendirmeye dikkat etmesidir.
Baba çocuklarını en önemliden önemliye doğru
eğitmeye başlar. Şirkten ve bidatlerden arınmış
doğru inancı eğitmekle başlar. Sonra özellikle namaz
gibi ibadetlerden başlar ve onlara öğretir ve güzel ahlak,
övülen adab, her fazilet ve hayır üzerine eğitir.
Allah şöyle buyurmaktadır: “Lokman, oğluna
öğüt vererek: Evladım! Allah'a ortak koşma! Doğrusu
şirk, büyük bir küfürdür, demişti.” (Loqman,13)
Abdulmelik
bin er-Rebi’den o da babasından o da dedesinden Allah Resulü-sallallahu
aleyhi ve selem- şöyle buyurdu: “Çocuğu yedi
yaşında iken namaza alıştırın, on
yaşına bastığında ise namaz için vurun.”
Her baba ve anne oğlanlarını ve kızlarını
güzel ahlak ve yüce adabı öğretmeleri gerekir. İster bu
Allah ile olan edebinde veya peygamberi Allah Resulü sallallahu aleyhi ve selem
veya Kur’an-ları ve ümmetleri için edeblerinde, kendileri üzerinde
hakkı olan herkese karşı edeblerinde güzel olmaları
gerekir. Biribirine karıştıkları, arkadaşları ve
komşuları ile kötü ilişkide bulunmamalıdır.
en-Nevevi şunu belirtir:
Babaya düşen çocuğunu tedib etmeli ve dini vazifelerde
kendine lazım olacakları öğretmelidir. Bu eğitim
babanın ve diğer velilerin üzerine akil-baliğ olmayan erkek ve
kız çocukları için farzdır. Buna Şafii ve ashabı delil
getirirler. Şafii ve ashabı şunu belirtir: baba yoksa annelere
de bu tür eğitimi vermeleri gerekir. Çünkü eğitim
babından bu konuda bir giriş kapı vardır.
Çocuğun malından bu eğitim ücreti
karşılanır. Malı yoksa kim nafakasını temin
ediyorsa o üstlenir. Çünkü onun buna ihtiyacı vardır. Vallahu
A’lem.
Sahih-i Muslim üzerine en-Nevevi Şerhi, 44/8
Onları yemede, içmede, giyimde, uykuda, evden
çıkışta ve girişte, aletlere binişte ve bütün
işlerinde adab üzerine eğitmelidirler. Onlara fedakârlık, iysar,
kurtarma, cömertlik ve heybet gibi övülen yiğitlik
sıfatlarını da yerleştirmelidir. Korkaklık, cimrilik,
kişiliksizlik, cömertlik yolunda engellemek vb. kötü sıfatlardan
da uzaklaştırmalıdır.
el-Munavi şunu belirtir: “Aynı
şekilde anne-babanın üzerinde hakları olduğu gibi
çocuğunun da üzerinde hakları vardır. Yani çok hakları
vardır. Farz olan görevleri onlara öğretmek, İslam
adabı üzerine onları eğitmek, ister hediye, yada vakıf veya
bağış gibi verdiklerinde aralarında adaletle davranmak,
eğer tercihini özürsüz tercih etmişse bazı alimlere
göre bu batıldır, bazılarına göre de mekruhtur.
Faydul-Qadir, 574/2
Hâsılı o ki ateşe onları yaklaştıracak
her şeyden kızlarını ve oğlanlarını
korumalıdır. Allah şöyle buyurmaktadır: “(Baksanıza) ey iman (edip tasdik) edenler! Kendinizi
ve ailenizi, yakıtı insanlardan ve (kibrit) taşlardan
oluşan ateşten koruyun (amelleri birbirinize öğretin). Onun
başında, acımasız, güçlü, Allah 'ın kendilerine
buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildiklerini yapan melekler
vardır.” (et-Tahrim, 6)
el-Kurtubi şunu belirtir:
Buna binaen Hasan bu ayeti şu sözle açıklar: “onlara
emreder ve yasaklar” bazı âlimler ise: şunu deyince: kendinizi
koruyun sözüne çocuklar da girer. Çünkü çocuk ondan bir
parçadır. Aynı şekilde şu ayetin içine de girer: “ne de
kendi başınıza evinizde yemeniz” burada diğer
akrabaları tek başına zikretmemiştir. Ona helali ve
haramı öğretir, kötülüklerden ve günahlardan ve diğer ahkâmdan
ise sakındırır.
el-Kurtubi Tefsiri, 194–195/18
Nafaka:
İşte babanın çocuklarına karşı
görevleri bunlardır. Bunlarda noksanlık ve zayi etme durumu caiz
değildir. Bilakis bunu en güzel bir biçimde yerine getirmelidir.
Abdullah bin Amr(r.a.) dedi: Allah Resulü sallallahu aleyhi ve selem
buyurdu: “bakmakla yükümlü olduklarını zayi eden kişiye günah
olarak bu yeter” Ebu Davud(1692) rivayet etti, Şeyh el-Elbani
“Sahihul-Cami”de (4481) bunun hasen olduğunu belirtti.
Aynı şekilde en büyük ve yüce haklardan biri de
özellikle kız çocuğunu güzel bir terbiye vermek ve
yetiştirmektir. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve selem bu Salih ameli
yapmaya teşvik etmiştir.
Peygamber Hanımı Aişe(r.a.)dan: yanıma bir
kadın ve beraberinde iki kızla geldi. Benden bir şeyler istedi.
Yanımda hurmadan başka bir şey yoktu ve onları ona verdim.
Onu kızları arasında bölüştürdü. Sonra kalkıp
gitti. Allah Resulü girdi ve ona bunu anlattım. Buyurdu: kim bu
kızların velisi olur ve onlara ihsanda bulunursa onlar onun için
ateşe girmeye perde olurlar.”
Buhari (5649) ve Müslim (2629) rivayet etti.
Aynı biçimde önemli işlerden biri de: çocuklar
arasında adaleti gerçekleştirecek bir yetiştirmeyle
çocukların haklarını vermektir. Bu hakka Peygamber sallallahu
aleyhi ve selem sahih hadiste şöyle işaret etmiştir:
Allah’tan takva yolunu tutun, çocuklarınız arasında adaletli
olun.” Buhari (2447) ve Müslim (1623) rivayet etti. Kadınları
erkeklere tercih etmek caiz değildir. Aynı biçimde erkekleri
kızlara tercih etmek caiz olmaz. Eğer baba bu yanlışa
düşer ve çocukları arasında tercih yaparsa onlar arasında
adaletli davranmamıştır. Bunun birçok fesadı vardır,
onlardan:
Bunun zararı babanın kendisine olur. Çocuklar
yasaklanan ve haram edilen ona karşı kin ve nefretle yetişirler.
Peygamber sallallahu aleyhi ve selem bu anlama işaret eden hadisi Muslim (1623)
rivayet etti. Numan’ın babasına: İhsanda sana eşit
davranmalarını sever misin? Evet, dedi. Yani: eğer sana ihsanda
eşit davranmalarını istiyorsan onlara verdiklerinde adaletli davran
demektir.
Onlardan biri de kardeşler arasında biri birlerine olan
nefretleri ve düşmanlık ve buğz ateşini aralarında
ekmektir.
Allah en iyi bilendir.