Hamd,
yalnızca Allah'adır.
"Allah
Teâlâ haccı, mükellef ve gücü yeten kimseye ömürde bir defa olmak
üzere farz kılmıştır. Birden fazla yapılan hac, nâfile
ve Allah Teâlâ'ya yakınlaşma vesilesidir. Nâfile hac, belirli bir
sayı ile sâbit olmamıştır
(sınırlandırılmamıştır). Haccın
tekrarı, dînen mükellef olan kimsenin malî durumuna,
sağlıklı olmasına, çevresindeki akraba ve fakirlerin
duruma, ümmetin farklı umumi menfaatine malı ve canı ile
katkıda bulunmasına ve hac veya başka bir amaç için yapacağı
olan yolculuk veyahut da mukimlik halinde ümmete faydalı olmasına
bağlıdır.Herkes kendi içinde bulunduğu şartlara
bakarak kendisi için en yararlı olanı öne
almalıdır." (İlmî Araştırmalar ve Dâimî Fetvâ
Komitesi; 11/14)
Bir
kimsenin gücü ve imkânı varsa, haccın üzerinden beş
yılı geçirmesin (beş yıl hiç hac yapmadan geçirmesin).
Nitekim
Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle
buyurmuştur:
(( إِنَّ اللّهُ تَعَالَى
يَقُولُ: إِنَّ عَبْدًا أصْحَحْتُ
لَهُ جِسْمَهُ،
وَوَسَعْتُ عَلَيْهِ فِى مَعِيشَتِهِ، تَمْضِى عَلَيْهِ
خَمْسَةُ
أعْوَامٍ لاَ
يَفِدُ إلَيَّ لَمَحْرُومٌ.)) [رواه أبو يعلى وابن حبان والبيهقي صححه الألباني في السلسلة
الصحيحة ]
"Allah Teâlâ buyuruyor ki: Şüphesiz kulun cismine (bedenine)
sıhhat verdim, rızkına bolluk verdim, üzerinden beş
yıl geçti (ömrünü
beş yıl uzattım).
Buna rağmen
o (haccı edâ etmek amacıyla) beni (hac amacıyla evimi/Kâbe'yi)
ziyâret etmeyerek hayırdan mahrum oldu."
(Ebu Ya'lâ,
İbn-i Hibbân ve Beyhakî rivâyet etmişler, Elbânî de
'Silsiletu'l-Ehâdîsi's-Sahiha', hadis no: 1662'de hadisin sahih olduğunu
belirtmiştir.)
Allah Teâlâ en iyi bilendir.