Hamd,
yalnızca Allah'adır.
Melekler, Allah -azze ve celle-'nin
nurdan yaratmış olduğu gözle görülmeyen (gayb âleminden) varlıklardır.
Onlar, Allah Teâlâ'nın emrini yerine getirirler.
Nitekim Allah Teâlâ
melekler hakkında şöyle buyurmuştur:
لا يَعْصُونَ اللَّهَ مَا أَمَرَهُمْ
وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ [ سورة التحريم الآية :6 ]
"Ey îmân edenler! Kendinizi ve ailelerinizi
yakıtı insanlar ve taşlar olan o ateşten koruyun ki, onun
üzerinde iriyarı, sert tabiatlı melekler vardır. Kendilerine
verdiği emirlerde Allah’a asla isyan etmezler ve emrolunduklarını yerine getirirler."
Tahrim Sûresi: 6
Meleklere îmân,
olması gereken dört hususu içerir:
Birincisi: Meleklerin
varlığını, onların Allah Teâlâ'nın
yarattığı varlıklar olduğunu, kesin bir şekilde ikrar ederiz.
عباد
مكرمون .لا يَسْبِقُونَهُ بِالْقَوْلِ وَهُمْ بِأَمْرِهِ يَعْمَلُونَ[ سورة الأنبياء من الآيـات :26-28 ]
“Onlar (melekler) Allah’a yakın
kullardır.Allah, onlara birşey söylemeden veya emretmeden onlar konuşmazlar.
Onlara emrettiği zaman da hemen emrine itaat ederek yerine getirirler.”Enbiyâ Sûresi: 26-28
لا يَعْصُونَ اللَّهَ مَا أَمَرَهُمْ
وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ
[ سورة التحريم الآية :6 ]
"Ey îmân edenler! Kendinizi ve ailelerinizi
yakıtı insanlar ve taşlar olan o ateşten koruyun ki, onun
üzerinde iriyarı, sert tabiatlı melekler vardır. Kendilerine
verdiği emirlerde Allah’a asla isyan etmezler ve emrolunduklarını yerine getirirler."Tahrim Sûresi: 6
لا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِهِ وَلا
يَسْتَحْسِرُونَ . يُسَبِّحُونَ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ لا يَفْتُرُون َ[ سورة الأنبياء الآيتان :19- 20 ]
“Gökte ve yerde ne varsa, (hepsi)
O'nundur. O'nun huzurunda bulunanlar (Allah’a yakın melekler), O’na ibâdet
etmekten kibirlenmez ve yorulmazlar. Onlar, gece-gündüz
bıkmaksızın (Allah’ı) tesbih ederler.”Enbiyâ Sûresi:19-20
İkincisi: Cebrâîl, Mîkâîl, İsrâfîl, Mâlik ve Rıdvân -aleyhimuss-selâm- gibi,
isimlerini bildiğimiz meleklere isimleriyle îmân ederiz.
Üçüncüsü: Cebrâîl-aleyhisselâm- gibi, sünnetten vasıflarını bildiğimiz
meleklere vasıflarıyla îmân ederiz.
Nitekim Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- Cebrâîl -aleyhisselâm-'ı,
yaratılmış olduğu asıl sûretinde altıyüz
kanadı ile göğü kapatmış bir halde gördüğünü
haber vermiştir.
Dördüncüsü: Cebrâîl-aleyhisselâm- gibi kalplerin hayatı olan
vahyi indirmekle, İsrâfîl gibi sûrâ üflemekle, Mîkâîl gibi yağmur
yağdırmakla ve Mâlik gibi cehennem bekliği yapmakla sorumlu
olduğunu bildiğimiz meleklerin bazı amelleri yerine
getirdiklerine îmân ederiz.
Îmân etmemiz gereken en önemli şeylerden
birisi de, her insanla birlikte iki meleğin olduğu ve bu iki meleğin
insanın işlediği her amelini yazığıdır.
Nitekim Allah Teâlâ
insanın amellerini yazan bu iki melek (Kirâmen Kâtibîn) hakkında
şöyle buyurmuştur:
إِذْ يَتَلَقَّى
الْمُتَلَقِّيَانِ عَنِ الْيَمِينِ وَعَنِ الشِّمَالِ قَعِيدٌ مَا يَلْفِظُ مِنْ
قَوْلٍ إِلا لَدَيْهِ رَقِيبٌ عَتِيدٌ [ سورة ق :17- 18 ]
“İki
melek insanın sağında ve solunda oturarak
yaptıklarını yazarlar.
Sağındaki melek, insanın sevaplarını yazmakla,
solundaki melek ise günahlarını yazmakla görevlidir.
İnsan hiçbir söz söylemesin ki, yanında onu gözetleyip
yazmaya hazır bir melek bulunmasın:”Kâf Sûresi:17-18
Bu sebeple ey müslüman!
Sakın ola ki bu iki melek, kıyâmet günü seni
üzecek şeyler yazmasın! Söylediğin ve telaffuz ettiğin
her şey, senin lehine veya aleyhine yazılacaktır.Kıyâmet
günü olunca da kulun amel defteri ortaya çıkarılacaktır.
Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle
buyurmuştur:
يلقاه منشورا . اقْرَأْ كِتَابَكَ كَفَى
بِنَفْسِكَ الْيَوْمَ عَلَيْكَ حَسِيباً [ سورة الإسراء :13-14 ]
“Her
insanın (iyi veya kötü) işlediği amelini kendisiyle beraber
kıldık (Ne o başkasının işlediği amelle, ne
de başkası onun işlediği amelle hesaba çekilir).
Kıyâmet günü insanın (amellerini kaydedilmiş olarak
göreceği) bir kitabı (amel defteri) önüne
açılmış olarak çıkarırız. (Ona şöyle
denecektir): Kitabını (amel defterini) oku. (Dünyada iken okuma
bilmez idiyse de bugün kitabını okuyacaktır). Bugün hesap sormak
(dünyada yaptıklarını tek tek saymak) için, nefsin sana yeter.”İsrâ Sûresi:13-14
Allah
Teâlâ'dan, ayıplarımızı örtmesini ve
günahlarımızı bağışlammasını
dileriz.Çünkü O, hakkıyla işiten ve duâları kabul
edendir.
Yine
en iyisini Allah Teâlâ bilir.
Hâfız
el-Hakemî'nin "A'lamu's-Sünneti'l-Menşûra",sayfa: 86 ve "Muhammed
b. Salih el-Useymîn'in "Mecmûu'l-Fetâvâ", cilt: 3, sayfa: 160'
bakınız.
Daha
detaylı bilgi için: 843 ve 14610 nolu sorulara bakabilirsiniz.
Muhammed b. Salih el-Muneccid